Seyyâh-ı Âlem Evliya Çelebi, Doğumunun 415. Yılında Ayasofya’da Anıldı

Dünya edebiyat tarihinin en önemli seyyahlarından biri olan Evliya Çelebi, doğumunun 415. yıl dönümü vesilesiyle 25 Mart Çarşamba günü Ayasofya Medresesi’nde düzenlenen “Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Dünya Mirası” başlıklı panelle yâd edildi.

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Merkez Müdürümüz Prof. Dr. Musa Duman, Evliya Çelebi’yi tarihin en büyük şahsiyetlerinden biri olarak nitelerken; Evliya Çelebi Çalışmaları Merkezi’nin, bu devasa mirası sahiplenme noktasındaki misyonuna dikkat çekti.

"On Ciltlik Miras Başka Hiçbir Millete Nasip Olmadı"

Panelin ilk konuşmacısı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, Evliya Çelebi’nin dünyayı keşfetme tutkusunu ve ardında bıraktığı eşsiz birikimi ele aldı. Çelebi’nin kendisini hakîr-i fakîr ve dâ'î-i kesîrü't-taksîr seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem gibi mütevazı ifadelerle tanımladığını hatırlatan Kurşun, şu noktalara değindi:

"İstanbul’da doğup dünyayı arşınlayan bu 'dünya insanı', on ciltlik devasa bir eserle eşi benzeri olmayan bir külliyat bırakmıştır. Bu çapta bir eser başka hiçbir milletin seyyahına nasip olmamıştır."

Kurşun ayrıca, bugün izi silinmiş dillerin, lehçelerin ve yok olmuş mimari yapıların izini sürmek için Seyahatname’nin vazgeçilmez bir kaynak olduğunu vurguladı. Evliya Çelebi’nin rotasına Ayasofya’dan başlamak gerektiği belirterek, bu kültürel mirası gelecek nesillere aktarmanın önemine vurgu yaptı.

Sistematik Bir Deha: Eserine Sadık Bir Seyyah

Merkez Müdür Yardımcımız Doç. Dr. İlhami Danış, ünlü Türkolog Prof. Dr. Robert Dankoff’un, Evliya Çelebi’yi dünyanın en büyük seyahat yazarı olarak tanımlayan görüşlerini alıntılayarak sunumuna başladı:

Evliyâ Çelebi tüm dünyada bilinen en büyük seyahat yazarı olma konusunda hak iddia edebilir. Eğer büyüklük niceliksel olarak ölçülür ise bu iddia şüphe götürmez bir gerçekliğe sahiptir. Zira şimdiye değin hiç kimse onunki kadar şümullü bir Seyahatnâme kaleme alabilmiş değildir. Bu noktada niteliğe ilişkin bir yargıda bulunmak istemem. Bununla birlikte tutkuyu başka bir büyüklük ölçütü olarak esas alırsak bu iddianın hâlâ geçerliliğini koruduğu kanaatindeyim. Evliyâ hem dünyanın dört bir yanını dolaşmayı hem de seyahat güzergâhı boyunca gördüklerini sözcüklerle ve haritalarla betimlemeyi gaye edinmişti. Nitekim Evliyâ’nın evrensel boyuttaki seyahat tutkusu kendisini seyyâh-ı âlem olarak nitelendirmesinden de anlaşılmaktadır.

Robert Dankoff’un gündeme getirdiği bu iddiayı destekleyerek kendisi de Seyahatname’yi ilk okuduğunda Evliya Çelebi’nin motivasyonundan etkilendiğini ifade eden Danış, Seyahatname’nin sadece bir seyahat anlatısı değil, son derece sistematik bir eser olduğunun altını çizdi:

Evliya Çelebi’nin kendisine çizdiği seyahat rotası, temel bir şehir anlatısı ve şablonu vardı. Çelebi, gittiği her şehirde tarihçeden imaretlere, tılsımlardan iklime, yerel dillerden mutfak kültürüne kadar belirli bir şablon üzerinden ilerlemiş; bilgi eksikliği veya zaman darlığı nedeniyle detaylandıramadığı başlıklarda bile sistemini bozmamış, o başlığı atarak metoduna olan bağlılığını korumuştur. Her şehir anlatısını o bölgenin dervişleri ve manevi önderlerine ayırdığı özel bir bölümle noktalaması, eserin manevi derinliğini de ortaya koymaktadır. Eserde, 17. yüzyıl toplumunun hem somut hem de somut olmayan kültürel mirası eksiksiz bir şekilde derlenmiştir.

Doç. Dr. Danış, Katip Çelebi’nin coğrafyayı "dünyayı gezdiren bir ilim" olarak tanımlamasına atıfta bulunarak; Seyahatname’nin okuru sadece gezdirmekle kalmayıp adeta o şehrin sokaklarının ve yapılarının içine sokan ve insanlarla sohbet ettiren canlı bir kaynak olduğunu ifade ederek sunumunu tamamladı.

Gelecek Hedefi: Dünyaya Açılmak

Panel sonunda, üniversitemiz ile İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolüne atıfta bulunuldu. Merkez bünyesinde yürütülen akademik çalışmaların yanı sıra, kurulan iş birlikleriyle bu mirası kültürel faaliyetlere dönüştürmenin önemi vurgulandı. Evliya Çelebi Çalışmaları Merkezi bu büyük mirası rehber edinerek yerelden evrensele açılmayı hedeflediğini bir kez daha yineledi.

Panel, katılımcıların sorularının cevaplanması ile son buldu. Tüm katılımcılara teşekkür ederiz.